“Google, Google, söyle bana! Var mı benden başka güzel bu dünyada?”
Hz. Google, ekran başında duran, yüzü sivilcelerden görünmez hâle gelmiş, ağzında nefes tazeleyici naneli bir çikleti caklatan ergen kıza rikkatle baktı ve cevabını 0.27 saniye içinde verdi:
“Yaklaşık 421.000.000, evladım” Bulduğu bütün sonuçları, aldığı cevap karşısında şaşkınlıktan sakızını yutan kızın bilgisayarına yollamıştı…
Artık yaşam şarjının bitmek üzere olduğunu hisseden felsefe profesörü sallanan sandalyesine geçip diz üstü bilgisayarını açtı, Hz. Google’ın dibine çöktü ve parmaklarıyla kulağına fısıldadı:
“Hayatın anlamı nedir?” Dergâhının kapısında yanıp sönen “Şansımı denemek istiyorum” düğmesine bastığında, Hz. Google beyaz sakalını sıvazladı ve profesörün ekranına cümlelerini damlattı:
“Felsefi bir soru olan ‘Hayatın anlamı nedir?’, farklı insanlar tarafından farklı şekillerde algılanabilir ve ‘anlam’ sözcüğünün buradaki belirsizliği farklı açıklamalara yol açar: ‘Hayatın kökeni nedir?’ , ‘Evrenin ve yaşamın doğası nedir?’, ‘Hayatı değerli kılan şey nedir?’, ‘İnsanın hayattaki amacı nedir?’. Bu sorulara bilimsel teorilerden felsefî, teolojik ve ruhanî argümanlara kadar birçok değişik şekilde cevap verilmektedir.”
Hz. Google, sırtını sıvazladı profesörün ve devam etti: “Başka bir bakış açısına göre de ‘Hayatın anlamı’ sorunu ancak ölümle son bulur, cevaplanabilir. Felsefî bakış açısına göre sonuç, kaçınılmaz olan ölümdür. Yaşadıkları hayattan, bağımsız olarak her insan -zengin, fakir, zeki, aptal, güzel ya da çirkin fark etmez- ölür ve bu sorun da son bulur.”
Profesör’ün sinirlerinde akan elektrik, Hz. Google’ın kendisine verdiği cevabı henüz okumuştu ki toprağa karıştı…
Başı yazmalı, burnu hızmalı, teni tarlada kavrulmuş yaşlı kadın, kınalı elleriyle Hz. Google’ın kapısını çaldı ve yazmaya başladı:
“Hz. Google;
Öncelikle selam eder, ellerinden öperim. Benim bir deli oğlan var, 35’ine ha bastı ha basacak. Lakin henüz baş göz edemedik. Gösterdiğimiz gızları beğenmez, odasında hep Amerikan gâvur artislerinin cıbıldak resimleri. Onlar gibim bir gız istermiş. Nasıl olur, ben nasıl gelinim diye el içine çıkarırım onu? Hele de köylük yerde? Hem onlardan ana olur mu, karı olur mu? Ocağına düştüm Hz. Google, oğlumun mürüvvetini göstert bana. Gucağımda torun hoplatmak isterim artık.”
Gözlerinde biriken yaşı tülbendine sildi ve Hz. Google’ın önereceği gelinini beklemeye başladı ki, ekrana düşen “Aradığınız ‘……..’ terimlerini içeren herhangi bir belge bulunamadı. Öneriler: 1) Tüm sözcükleri doğru yazdığınızdan emin olun. 2) Başka anahtar kelimeler deneyin. 3) Daha genel anahtar kelimeler deneyin.” kelâmıyla hayal kırıklığına uğradı. Sonra kızdı kendisine, “Koskoca şeyh, dünyanın her yerinden milyonlarca insanın derdine derman oluyor hiç yemeden, içmeden, uyumadan. Benim mektubumu mu okuyacak?” diye düşünerek bu kez “helal+süt+emmiş+kız” yazdı kınalı parmaklarıyla Hz. Google’ın kapısına. Google Efendi, tam 8680 tane gelin adayını ekrana postaladı. Yaşlı kadın sevinçle ellerini çırptı, komşusu Hatçe’yi cep telefonundan aradı ve beraber helal süt emmiş kızların arasından oğluna en lâyık olanını seçmeye çağırdı…
Gecenin ıssızlığında, anne babasının uyuduğundan emin olan delikanlı bilgisayarını açtı ve Hz. Google’ın karşısında bağdaş kurdu. Zamanın çıldırtıcılığı onun da nefsini kabartmış, 21. yy.ın her soruya yanıt veren şeyhinden, utana sıkıla da olsa damarlarındaki basıncı azaltacak görüntüler istemişti...
* * *
Hz. Google, üzerinde kurulu olduğu gezegenin Türkiye köşesindeki müritlerinin 2008 yılında kendisine en çok sorduğu on kelimeyi dergâhının sayfasından ilân etti:
1. facebook
2. oyun
3. mynet
4. youtube
5. oyunlar
6. msn
7. indir
8. tv
9. hürriyet
10. haber
(Aslında bir numarada "seks" vardı ama Google müritlerinin aklına karpuz kabuğu düşürmeyi sevmezdi)
Türk müritleri, aynı yıl Hz. Google’ın hikmetine en çok şu on sanatçıyı danışmıştı:
1. Gülben Ergen
2. Serdar Ortaç
3. Tarkan
4. Demet Akalın
5. Ebru Gündeş
6. Hadise
7. Sibel Can
8. Gökhan Özen
9. Hülya Avşar
10. Şahan


yaratıcı...(yazılarını ilk kez okuyan kişi yorumu)
YanıtlaSilyaratıcı...(yazını ilk kez okuyan kişi yorumu)
YanıtlaSilbirilerinin bunları yazması çok güzel. bir de gençlerin. elinize sağlık.
YanıtlaSilYazıyı okumaya başladıktan sonra "nereye gidecek bu yazı?" diye Google Efendiye soracaktım ki cevabı geldi. Ancak kim kimi kandırıyor onu anlamış değilim. Google mı insanları kandırıyor yoksa insanlar mı kendilerini kandırıyor? "Sex" seçeneğinin birinci sırada olması Google efendiden mi yoksa başka bir şeyin sonucu mu? Eleştirilmesi gereken gerçekten Google Efendi mi yoksa?
YanıtlaSilNe kadar çok "yoksa" kullandım. İnsanlarda bir şeyler YOKsa-Yoksunsa bunun reçetesi Google Efendiden sorulması garip.